Almanya'da federal hükümet, silahlı insansız hava araçları, enerji tesislerine yönelik siber saldırılar ve savunma sanayii şirketlerini hedef alan casusluk faaliyetleri gibi değişen tehditlere karşı istihbarat servislerinin yetkilerini genişleten yasa tasarısını kabul etti. İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, servislerin gerçek gizli servislere dönüştürülmesi gerektiğini belirterek modern devlet terörü ve aşırıcı gruplara karşı operasyonel yeteneklerin artırılmasını savundu. Federal Parlamento İstihbarat Servisleri Denetim Komitesi Başkanı Marc Henrichmann da Almanya'nın Rusya ve diğer aktörlerle hibrit çatışmanın ortasında olduğunu ifade etti.
Tasarıyla Federal Haber Alma Teşkilatı (BND) ve Anayasayı Koruma Teşkilatı'na, bilgi toplamanın yanı sıra tehditleri etkisiz hale getirmeye yönelik operasyonel yetkiler verilecek. İstihbarat servisleri, siber saldırıların kaynağı olan bilgi teknolojisi sistemlerini etkisizleştirebilecek, verileri manipüle edebilecek veya silebilecek. BND, çatışma, savunma ya da özel tehdit durumlarında yurt dışında sabotaj düzenleyebilecek. Ancak BND'nin kişilerin can ve beden bütünlüğünü hedef alması yasaklanırken, personelin yurt dışında silah taşıması için ayrıca izin alma zorunluluğu kaldırılacak. Ayrıca büyük veri kümelerinin yapay zekâyla incelenmesi, biyometrik verilerin internetle eşleştirilmesi, çevrimiçi arama, konut dinleme ve hareket profili oluşturma gibi uygulamalar ile veri saklama süreleri yeniden düzenlenecek.
Reform kapsamında BND ve Anayasayı Koruma Teşkilatı üzerindeki denetim, daha geniş yetkilere sahip Bağımsız Denetim Konseyi tarafından yürütülecek; Federal Meclis Parlamenter Denetim Komitesi'nin gözetim yetkisi ise korunacak. Federal Hükümetin Veri Koruma Sorumlusu Louisa Specht-Riemenschneider, özel ve kamusal video gözetim sistemlerine erişim ile kişisel verilerin süresiz saklanmasının anayasaya aykırı olabileceğini belirtti. Yeşiller Partisi, Sol Parti ve Özgürlük Hakları Derneği de istihbarat ve polis yetkilerinin ayrılığı ilkesinin zedelendiğini, yapay zekâ analizleri, casus yazılımlar, özel kameralara erişim ve geri saldırı yetkisinin temel haklar açısından ciddi risk taşıdığını savundu.
