Son zamanlarda küresel çapta yaşanan ekstrem hava koşulları, farklı kıtalarda ciddi sonuçlara yol açıyor. Fransa'da orman yangınları 44 bin hektarlık alana yayıldı, İspanya'da ise yılın en büyük yangını 16 bin hektarı küle çevirdi. Seller ve şiddetli yağışlar Hindistan'ın Assam eyaletinde 41 can kaybına neden olurken, yirmi beş bölgede 727 bin kişi bu afetlerden etkilendi.
Çin'in kuzeydoğu ve doğu bölgelerini etkisi altına alan Bavi Tayfunu'nun ardından Liaoning eyaletinde 260 bini aşkın kişi tahliye edilmek zorunda kaldı. Gana'da ise aşırı yağışlar nedeniyle yaklaşık 90 bin kişi yerinden oldu ve ülkede yardım çalışmaları başlatıldı. Avrupa genelinde de şiddetli yağışlar günlük yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Uzmanlar, bu doğa olaylarının iklim değişikliğinin yıkıcı sonuçları olduğunu vurguluyor. Dünya çapında hükümetler ve afet ekipleri, toplumları korumak adına çeşitli önlemler almaya çalışıyor. Bilim insanları ise riskin küresel düzeyde artacağına dikkat çekiyor.
































Kardeşim, bu iş böyle olmaz. Bu haber sadece doğa olayı değil; sistem meselesi. Fransa’daki yangınlar, Hindistan’daki seller, Tayfun sonrası tahliyeler... Millet perişan olurken hükümetler hâlâ altyapıya ve erken uyarıya yatırım konusunda net değil. Bilim diyor risk artacak; peki biz neyle güvence altına alınıyoruz? Somut adım, hesap verebilirlik şart.