ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan yeni ithalat vergileri, perşembeyi cumaya bağlayan gece başta Avrupa Birliği olmak üzere birçok ülkede büyük bir şaşkınlık ve öfkeye yol açtı.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, ABD zorla çalıştırılan işgücüyle üretilen ürünlerin ithalatına yeterli karşı duruş göstermediği gerekçesiyle altmış ülkeye yüzde on ila on iki buçuk arasında değişen yeni tarifeler getiriyor. Avrupa Birliği'nin de etkilendiği belirtilen uygulama, esasen önceki gümrük vergilerinin yeni bir yasal zemin üzerinden tekrar yürürlüğe konması anlamına geliyor.
Japonya, Asya ülkesine getirilen yüzde on iki buçukluk gümrük vergisini 'yeterli ithalat yasağı getirilmemiş olması' gerekçesiyle haksız bulduğunu açıkladı. Japon hükümeti, geçtiğimiz yıl yapılan bir anlaşmada ABD ile aralarındaki vergilerin daha da artırılmayacağına yönelik mutabakat olduğunu hatırlatarak, karardan duyulan hoşnutsuzluğu dile getirdi.
Avustralya ise benzer şekilde dayatılan ithalat vergilerini "haksız" ve serbest ticaret anlaşmasına aykırı olarak nitelendirirken, Yeni Zelanda Başbakanı Christopher Luxon da uygulamayı "son derece üzücü" buldu. Luxon, Amerika’nın zorla çalıştırma iddialarına dair ikna edici kanıt sunmadığını, bu tür gümrük vergilerinin işletmeler için maliyet ve belirsizliği artırdığını vurguladı.
Şubat ayında ABD Yüksek Mahkemesi, Trump'ın tarifelerinin büyük oranda iptal edilmesi gerektiğine hükmetmişti. Mahkeme, Başkan'ın 1977 Acil Durum Yasası'nı kullanarak bu kadar ileri gidemeyeceği kararına varmıştı. Trump ise bu tarihten itibaren 1974 tarihli farklı bir yasaya dayanarak 150 gün süreyle yeni gümrük vergileri uyguladı.
Bu süre bugün sona ererken, Trump yeni bir yasal dayanak aramak zorunda kaldı. Avrupa Parlamentosu üyesi ve ticaret komitesi başkan yardımcısı Kathleen Van Brempt ise, "Trump'ın amacı zorla çalıştırmaya karşı çıkmak değil, kendi gümrük duvarını korumak" diyerek uygulamada ciddi bir değişiklik olmadığını savundu. Van Brempt, ABD'nin Turnberry Anlaşması'na sadık kalması gerektiğini ve aksi takdirde Avrupa'nın kendi iş dünyasını ve çalışanlarını korumak için müttefikleriyle işbirliğini artırması çağrısı yaptı.




































Bu haber beni köydeki geçim kaygısına götürdü. ABD’nin yeni tarifeleriyle ürünler daha da pahalanır, çalışanlar yine bedel öder. Zorla çalıştırılan üretime karşı duruş iddiası buraya kadar mı kaldı, yoksa ekonomi için belirsizlik mi doğuruyor? Komşuluk ve vicdan şimdi daha çok lazım. Avrupa ve Asya ne derse desin, halklar öder. Trump gümrük duvarı için neyin peşinde, karar verilsin artık.