Orta Doğu'daki savaşın etkileri, Kuzey Denizi Limanı'nda faaliyet gösteren şirketler için her geçen gün daha belirgin hale gelmeye başladı. Başlıca Gent'in bulunduğu bu limanda, tedarik zincirlerindeki aksamalar nedeniyle Mart ayından bu yana endüstriyel hammadde ve yarı mamul ürünlerde kıtlıklar yaşanırken, fiyatlar da sıçradı. Özellikle kimya sektörü bu süreçte ağır bir darbe aldı, buna rağmen limandaki kargo elleçlemesi yılın zayıf bir başlangıcından sonra ikinci çeyrekte toparlanma eğilimi gösterdi.
Kuzey Denizi Limanı'nın İran ile doğrudan ticareti bulunmasa da, Basra Körfezi'ndeki savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık uluslararası tedarik zincirlerini etkileyerek liman şirketleri için ciddi sonuçlar doğuruyor. Yetkililer, ilk çeyrekte savaşın etkilerinin elleçleme rakamlarına yansımadığını belirtirken, Mart sonrasında tedarikte yaşanan aksaklıkların kıtlık ve fiyat artışına sebep olduğunu teyit ediyor. Diğer yandan, piyasa koşullarındaki zayıflamanın ve büyük işletmelerdeki bakım duruşlarının da işlem hacimlerinde etkili olduğu vurgulanıyor.
İkinci çeyrekte ise olumlu veriler öne çıktı. Deniz yoluyla taşınan kargo hacmi yüzde 0,8 artışla 16,8 milyon tona, konteyner hacmi yüzde 12,7, genel kargo ise yüzde 13,3 ve RoRo yüzde 3,9 oranında yükseldi. İlk çeyrekte yüzde 9,6 düşüş yaşanmış ve 15 milyon tona gerilemişti; bu toparlanma, yılın ilk bölümündeki kayıpları kısmen telafi etti.
İç su taşımacılığı ise ikinci çeyrekte yüzde 4,5 artarak 15,8 milyon tona ulaştı. Kuzey Denizi Limanı, gelecekte jeopolitik gelişmelerin etkilerini öngörmenin zor olduğunu belirtiyor ve özellikle kimya sektöründe Avrupa içi üretime olanak sağlayabilecek fiyat artışlarına dikkat çekiyor.
































Millet savaş uzakta sanıyor ama faturası dönüp yine bize kesiliyor işte. Adamın İran'la direkt ticareti yok ama hammadde pahalanıyor, fabrikalar zorlanıyor, fiyatlar uçuyor. En sonunda olan yine çalışan adama oluyor. Maaş aynı, masraf iki katı. Dünyanın öbür ucunda patlayan kriz gelip markette, faturada, iş yerinde karşına çıkıyor. Kim ne derse desin bu işlerin bedelini en çok normal insanlar ödüyor.
Bu gelişmeler tesadüf değil; Orta Doğu savaşlarının Basra Körfezi üzerindeki etkisi küresel tedarik zincirlerini bozuyor. Kuzey Denizi Limanı toparlanma sinyalleri verse de, kimya başta olmak üzere hammaddelerde kıtlık ve fiyat artışları hâlâ sürüyor. İran’la doğrudan ticaret yok dense de sarsıntılar tedarikte hissediliyor. Avrupa içi üretim için riskler artıyor. Şirketler ve karar vericiler tedarik çeşitliliğini artırmalı, yerli üretim ve stoklama politikalarını güçlendirmeli; veri şeffaflığı ve acil durum planları şart.