Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK), Yunanistan'ın Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine yaptığı atamalara tepki gösterdi. Kurul, azınlığın iradesinin dikkate alınmasını ve müftülük sorununun diyalog yoluyla çözülmesini istedi. Danışma Kurulu'nun açıklamasında, 1985'ten bu yana devam eden müftülük sorununun çözümü için Yunanistan yönetiminin azınlık kurumları ve temsilcileriyle diyalog kurması gerektiği bildirildi.

Açıklamada, son atamaların azınlığın talep ve beklentilerinin bir kez daha göz ardı edildiği belirtildi. Müftülük meselesinin yalnızca idari bir konu olmadığı, azınlığın kimliği ve kendi dini liderlerini belirleme hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı. Azınlığın seçtiği Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif ile İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa'nın kabul edildiği hatırlatılırken, devlet tarafından yapılan atamaların azınlığın tercihlerini yansıtmadığı ifade edildi. Müftü atamalarında oluşturulan seçici kurula da tepki gösterildi. Azınlıkla istişare edilmeden oluşturulan bu yapının atama sürecine meşruiyet kazandıramayacağına dikkat çekildi.

Açıklamada, Yunanistan yönetiminin azınlık temsilcileriyle samimi diyalog yürütmemesinin sorunun çözümsüz kalmasında etkili olduğu kaydedildi. Mevcut yaklaşımın devlet ile azınlık arasındaki güven ilişkisine zarar verdiği belirtildi. Sorunun kökeni, 1985'te Gümülcine Müftüsü Hüseyin Mustafa Efendi'nin vefatının ardından Yunanistan yönetiminin müftüleri atamaya başlamasına dayanıyor. Yunanistan'ın 1991'de yaptığı yasal düzenlemeyle müftülerin seçilmesine ilişkin hükümler yürürlükten kaldırılmıştı. Türk azınlık temsilcileri, 1923 Lozan Barış Antlaşması, 1913 Atina Antlaşması ve 1920 tarihli 2345 sayılı yasayı müftü seçme hakkının hukuki dayanakları arasında gösterirken, devletin atama uygulamasına son vermesini ve azınlık tarafından seçilen müftülerin resmen tanınmasını talep ediyor. Yunanistan yönetimi ise müftüleri kamu görevlisi statüsünde değerlendirerek atama sistemini sürdürüyor.