ABD'nin 2028'den itibaren ithal jenerik ilaçlara yüzde 100 gümrük vergisi uygulama kararı, yalnızca Amerikan ilaç endüstrisini değil, küresel düzeyde sağlık politikalarını, ilaç fiyatlarını ve ticari dengeleri derinden etkileyecek bir adımdır. Bir yandan, Trump'ın bu hamlesi, 'Amerikan ilaç üretimini ülkeye geri getirmek' iddiasıyla yerli sanayiye güçlü bir teşvik sunarken, öte yandan milyonlarca Amerikalının uygun fiyatlı ilaca erişiminde ciddi bir risk ortaya çıkarıyor. ABD hâlihazırda jenerik ilaçta büyük ölçüde Hindistan ve Çin'e bağımlı; bu bağımlılığın kısa sürede kırılması için yerli üretimin hızla büyütülmesi gerekirken, yüksek sermaye ve zaman gereksinimiyle karşı karşıya kalınacak.

Uluslararası düzeyde bakıldığında, bu agresif gümrük hamlesi başta Hindistan, Çin ve Avrupa'daki jenerik ilaç üreticilerine büyük bir darbe vuracaktır. ABD pazarının cazibesi azalırken, özellikle gelişmekte olan ülkelerin ilaç firmaları ciro ve istihdam kaybı yaşayabilir. Ayrıca küresel pazarda Amerikan vergi duvarlarının yükselmesi, karşılıklı ticari misilleme ve korumacılık eğilimlerini tırmandırabilir. ABD'nin kendisi de ithalata dayalı tedarik zincirlerinde aksama, maliyetlerin ve fiyatların artması riskini göze alıyor. Jenerik ilaçlar, sağlık sistemi maliyetlerinin düşürülmesinde anahtar roldeyken, yeni vergiler vatandaşların sağlık harcamalarını ve sigorta ödemelerini yukarı çekecek; kronik hastalar veya dar gelirli kesimler ilaca erişimde zorlanacaktır.

Trump yönetiminin patentli ve inovatif ilaçları vergilendirmenin dışında bırakması, ilaç endüstrisindeki büyük aktörleri ve Ar-Ge yatırımlarını kollarken, ucuz ve yaygın kullanılan ilaçların daha pahalı hale gelmesine yol açacak. ABD'de üretilecek ilaçların maliyet avantajına ne kadar hızlı ulaşılabileceği ise belirsizdir; sermaye yatırımlarının kısa vadede karşılığını verip veremeyeceği büyük bir soru işareti olarak duruyor. Bu adım, genel olarak Amerikan iç politikasında seçmenlere "yerli üretim" mesajı verirken, küresel sağlık güvenliği ve işbirliği açısından ciddi gerilim alanları yaratıyor. Önümüzdeki süreçte, başta ilaç fiyatları olmak üzere, sağlık hizmetlerine erişimde yeni bir dengesizlik dönemi başlayabilir ve uluslararası ticaret ilişkileri daha korumacı bir çehreye bürünebilir.