Hollanda’da konut piyasasında gözlemlenen rekor seviyedeki arz artışı, ülkenin yıllardır boğuştuğu konut krizinde bir nefes alma alanı yaratsa da, esas sorunların hala çözülemediğini gösteriyor. Piyasaya giren konut sayısının 56 bin 700 ile tarihi düzeye ulaşması, hükümetin ve yerel yönetimlerin sağladığı bazı teşviklerin, uzun zamandır beklenen yapı ruhsatlarındaki iyileşmelerin ve belki de gelişen ekonomik koşulların etkisiyle doğrudan ilişkili. Ancak, bu büyük arz artışına rağmen fiyatların yüzde 3,4 oranında yükselmeye devam etmesi, barınma talebinin Hollanda’da hala çok güçlü ve kronik şekilde arzın önünde olduğunu gösteriyor. Özellikle büyükşehirlerde ve gelişen bölgelerde gençlerin ve ilk kez ev alacakların erişilebilir konut bulmakta zorlanmaları sürüyor. Mevcut konut projelerinde müstakil ev, aile konutu veya yaşlılara uygun erişilebilir tipte konutların eksikliği, toplumun en kırılgan kesimlerinin barınma hakkı açısından ciddi bir risk teşkil ediyor. Enerji verimliliği yüksek ve kaliteli konutlara olan talebin hızla karşılanması da piyasanın kendi dinamiğiyle değil, yüksek satın alma gücüne sahip alıcıların hakimiyetiyle işliyor. Hollanda’daki yerel yönetimlerin hızlı ruhsatlandırma ve planlama süreçlerini iyileştirmeden, sosyal konutlara daha fazla öncelik vermeden ve toplumun değişen demografik ihtiyaçlarına uygun projelere ağırlık vermeden, bu fiyat artışlarının kısa vadede durulması beklenmiyor. Bu tablo, Avrupa’nın diğer metropollerinde de yankı bulabilecek bir trendi işaret ediyor: Klasik arz-talep dengesini bozan, yapısal ve sosyal kökenli bir konut açığı. Hollanda’daki gelişmeler yakın zamanda diğer Avrupa kentlerinde de tartışmalara yol açabilir çünkü barınma krizi artık bir ülkenin değil, kıtanın ortak sorunu haline geliyor.
Hollanda’da Konut Piyasasında Patlama: Fiyatlar Tarihi Zirvede, Kriz Sürüyor
Suat Bezeng ·
