Yaklaşık 5 bin yıl önce, Güney Amerika'nın bazı bölgelerinden kuzeye doğru göç eden insanlar, avokado tohumlarını yanlarına alarak Orta Amerika'nın nemli ovalarında dikmeye başladı. Bu avokadolar, bölgedeki yerel türlerle melezleşerek büyük ve pürüzsüz kabuklu, bugün de o bölgede tüketilmeye devam eden farklı avokado çeşitlerinin ortaya çıkmasına yol açtı. Genetik açıdan ticari olarak yetiştirilen avokadolardan oldukça farklı olan bu antik türler, yeni yayımlanan bir araştırmanın da gösterdiği gibi, zengin bir meyve çeşitliliği ortaya koyuyor.
Çalışmaya göre, bugün marketlerde satılan avokadoların büyük kısmı, klonal çoğaltma yöntemiyle çoğaltılan tek bir tür olan Hass çeşidine ait. Bu yöntem sayesinde tüm ticari avokadolar neredeyse genetik olarak birbirinin aynısı. Ancak bu düşük genetik çeşitlilik, tarımsal hastalıklar ya da iklim değişikliğine karşı Hass avokadolarını savunmasız hale getiriyor. Araştırmacılar, özellikle Nikaragua ve Honduras gibi bölgelerdeki yerel çeşitlerin – nesiller boyunca küçük çiftçiler tarafından yetiştirilen 'landrace' avokadoların – ülkedeki bu riskleri azaltmak için genetik kaynak olarak önemli olduğunu vurguluyor.
Bilim insanları, Güney Amerika’dan Orta Amerika’ya uzanan antik insan göçlerinin, avokadonun bugünkü dayanıklı çeşitlerinin oluşmasına da katkı sağladığını belirtiyor. Geleneksel tarım uygulamaları, avokado çeşitlerinin hastalıklara ve değişen iklim koşullarına karşı daha dirençli olmasında temel bir rol üstleniyor. Uzmanlar, bu genetik çeşitliliğin korunmasının, avokado üreticiliğinde tek bir türe aşırı bağımlılığın getirdiği risklere karşı en iyi önlem olduğunun altını çiziyor.
