Bugün maden ocaklarına bakıldığında çoğunun müze olduğunu görüyor olsak da arkasında saklı kalan gerçeğin üzeri hep örtülüyor. Sanayi devrimi ile işçi hakları Avrupa'da önem kazanırken; Belçikalılar, Almanlar ve Hollandalılar ölüm riski yüksek, sağlık tehdidi barındıran hiçbir tehlikeli işte çalışmak istemiyordu.
Çünkü yerin binlerce metre altına girip çalışmayı göze alan yoktu. İçerideki o ağır ve insanı hasta eden kokuya kimse katlanmak istemiyordu. İşte bu nedenle Avrupa bir işçi arayışına girdi. Yani "Biz şu Türkleri alalım, güçlü kuvvetli adamlardır, faydasını görürüz" demediler.
Asıl zihniyet şuydu: "Para için kimse ölüme gitmiyor, birkaç masum/savunmasız insanı nereden buluruz?" Bu, tarihin utancı sayılacak bir durumdur. Ancak bugün bakıldığında, o hani bir hikaye vardır ya, "Bandolarla, kutlamalarla bizleri karşıladılar" diye? İşte bunların hepsi göz boyamaydı. Bir Avrupalının aldığının çok altında maaşla çalışan, hiçbir hakkını aramayan, köle misali çalışacak birileri bulunduğu için mutlu oluyorlardı; elbette kutlama yapacaklardı.
Avrupa'ya iş göçüyle gelen büyüklerimiz kaç yaşına kadar yaşadı? Aslında bu tarihleri ve verileri ortaya koyarsak, yapılan işin ne parayla ne kutlamayla ne de başka bir şeyle alakası olmadığını çok net görürüz. Hayatta kalanların bugün mücadele ettiği meslek hastalıklarına bakarsak, canlarını yok pahasına nasıl ortaya koyduklarını çok daha iyi anlarız.
Eğer bu iş göçü olmasaydı, Almanya, Hollanda ve Fransa gibi sanayi ülkeleri bugünkü şaşalı dönemlerini yaşayamazlardı. Bugünkü Avrupa refahının temelinde iş göçüyle bu ülkeye gelenlerin büyük katkıları vardır; bu zenginliği onlara borçluyuz.
Bu nedenle bugün birileri "göçmenler" diyerek bizi aşağılamaya kalktığında onlara bunları hatırlatmak gerekiyor. Bizler geçici birer göçmen değiliz. Bizim sayemizde bugün bu zenginliği görme imkânı buldular. Bu yüzden onlardan çok daha buralıyız; bu ülkelere onlardan çok daha fazla katkımız oldu ve buraların asıl sahiplerinden biri de biziz.
Onlar sıcak kahvelerini keyifle yudumlamayı dahi bizlere borçludur. Zira bu ağır ve tehlikeli işleri yapacak kimse olmasaydı, o kahvelerini asla yudumlayamazlardı.
Madenlerde çalışmaya gelenlere altın madalya verilmedi, ama ömürleri feda edildi. Belçika, Almanya ve Hollanda başta olmak üzere Batı Avrupa’ya iş göçüyle gelen
Suat Bezeng ·

Madenlerde çalışmaya gelenlere altın madalya verilmedi, ama ömürleri feda edildi. Belçika, Almanya ve Hollanda başta olmak üzere Batı Avrupa’ya iş göçüyle gelen ve hayatlarını ekmek parası için ortaya koyan büyüklerimize hiçbir zaman hak ettikleri değer verilmedi.