Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistinlilerin aşırı sağcı İsrail hükümetinin Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki tehlikeli tırmanışı ile halkı göçe zorlamayı amaçlayan baskılarıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Fetih Devrim Konseyi toplantısında konuşan Abbas, yerleşimlerin genişletilmesi, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları, toprak ve meralara el konulması, evlerin yıkılması ve şehirlerle köylerin bağlantısını kesen askeri kontrol noktalarının kurulmasının Filistinlilerin ekonomik ve sosyal yaşamını zorlaştırdığını belirtti. İsrail'in 6 milyar dolardan fazla Filistin parasını alıkoyduğunu ifade eden Abbas, bu uygulamaların halkın direnme kapasitesini zayıflatmayı ve Filistinlileri göçe zorlamayı amaçladığını savundu. Abbas, koşullar ne kadar ağırlaşırsa ağırlaşsın haklarından vazgeçmeyeceklerini ve topraklarını terk etmeyeceklerini" vurguladı.
E1 yerleşim planına da tepki gösteren Abbas, Doğu Kudüs'ün doğusunda planlanan projenin Batı Şeria'nın kuzeyi ile güneyini ayırmayı ve Doğu Kudüs'ü Filistin çevresinden izole etmeyi amaçladığını söyledi. Projenin, İsrail'in Maale Adumim yerleşimini Kudüs'e bağlamayı ve Filistinlilere ait topraklara el konularak yaklaşık 3 bin 400 konutluk yeni yerleşim birimleri inşa edilmesini öngördüğünü belirten Abbas, bunun bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin kurulması ihtimalini zayıflatacağını kaydetti. Filistin yönetiminin alıkonulan paraların serbest bırakılması, yerleşim faaliyetlerinin ve tek taraflı uygulamaların durdurulması ile iki devletli çözümün korunması için temaslarını sürdürdüğünü aktardı.
Gazze Şeridi'ndeki krizin de devam ettiğini belirten Abbas, ateşkesin sağlanması, İsrail güçlerinin bölgeden tamamen çekilmesi, insani yardımların engelsiz ulaştırılması ve yeniden imar sürecinin başlatılması çağrısında bulundu. ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planının ikinci aşamasının derhal ve eksiksiz uygulanmasını isteyen Abbas, Filistin kurumlarının Gazze'deki sorumluluklarını yerine getirmesinin sağlanması gerektiğini söyledi.
Filistin yönetiminin reform programını sürdüreceğini belirten Abbas, 28 Kasım'da yasama seçimlerinin yapılmasının planlandığını, Filistin Ulusal Konseyi seçimleri için de çalışmaların başladığını açıkladı. Abbas, iki devletli çözüm için uluslararası koalisyonla çalışmayı sürdüreceklerini ve Filistin Devleti'nin ulaşılması imkansız bir hedef değil, sabit bir hak olduğunu ifade etti.
