Genç yaş gruplarında bazı kanser türlerinin hızlı şekilde artış göstermesi, tıp dünyasında uzun süredir merak edilen büyük bir sorun olarak öne çıkıyor. Uluslararası bir bilim ekibi tarafından Kanserle İlgili Büyük Zorluklar Girişimi kapsamında yürütülen araştırmada, yeni nesillerin biyolojik olarak önceki kuşaklara kıyasla çok daha hızlı yaşlandıkları belirlendi. Araştırmaya göre bu hücresel yaşlanma, özellikle kanserin yalnızca ani genetik değişimlerle değil, vücudu sistemik olarak etkileyen bir yaşlanma dalgası ile de yakından ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.

Nature Medicine dergisinde yayımlanan çalışmada, biyolojik yaşın bazı organ sistemlerini geleneksel takvim yaşından bağımsız olarak etkilediği vurgulandı. Özellikle bağışıklık sistemi hızlı yaşlanan bireylerde akciğer kanseri riski, yağ dokusu hızlı yaşlananlarda ise kolon kanseri riski artıyor. Kronolojik olarak elli yaşında olan ancak biyolojik olarak daha fazla yıpranmış bireylerde erken evre tümörlerin görülme olasılığı ciddi şekilde yükseliyor.

Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’tan elde edilen on binlerce kişilik veriyle yapılan analizlerde, her bir biyolojik yaş artışının katı kanser tümörlerinde erken yaşta gelişme riskini yüzde sekiz oranında artırdığı saptandı. Uzmanlar, hızlı yaşlanan gençlerin erken tespit edilmeleriyle önleyici stratejilerin ve erken tanı adımlarının çok daha etkili biçimde uygulanabileceğinin altını çizdi. Modern yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve çevresel faktörlerin de gençler arasında artan kanser vakalarında belirleyici unsur olabileceğine dikkat çekildi.