Berlin Nüfus ve Kalkınma Enstitüsü ile Wüstenrot Vakfı'nın ortak araştırmasına göre Almanya'nın nüfusu 2045 yılına kadar 83,3 milyondan yaklaşık 81,8 milyona gerileyecek. Ülke genelinde nüfus azalırken özellikle kırsal bölgelerde yaşlanma, iş gücü kaybı ve kamu hizmetlerine erişim sorunlarının daha belirgin hale gelmesi öngörülüyor. Araştırmada Almanya'daki 400 ilçe ve bağımsız kentin üçte ikisinden fazlasında nüfus kaybı yaşanacağı tahmin ediliyor.

Nüfus azalmasının Almanya'nın doğusunda daha sert hissedileceği belirtiliyor. 2045 yılına kadar nüfusunun en fazla gerilemesi beklenen 50 bölgenin 42'sinin Doğu Almanya'da yer alması dikkat çekiyor. Uzmanlar ise demografik gerilemenin yalnızca doğu eyaletleriyle sınırlı kalmayacağını, Batı Almanya'nın kırsal kesimlerinde de benzer sorunların ortaya çıkabileceğini vurguluyor. Araştırmanın sonucunu açıklayan Adrián Carrasco Heiermann, nüfus küçülmesinin belirli bir bölgeye özgü olmadığını, ülkenin farklı bölgelerinde farklı ölçülerde görülecek geniş kapsamlı bir dönüşüm olduğunu ifade ediyor. Öte yandan Berlin, Hamburg, Leipzig, Dresden ve Münih gibi büyük kentlerin yanı sıra bu kentlerin çevresindeki bazı bölgelerin nüfus kazanmaya devam etmesi bekleniyor. Çalışma nüfusunun ise yüzde 4,7 oranında gerileyeceği tahmin ediliyor; Thüringen, Saksonya-Anhalt, Mecklenburg-Vorpommern ve Saarland'da bu oranın yüzde 12 ile yüzde 18 arasında olabileceği öngörülüyor. Uzmanlar, daha az çalışanla daha fazla yaşlı nüfusun finanse edilmesinin sosyal güvenlik sistemi üzerinde ciddi baskı yaratabileceği konusunda uyarıyor.

Köylerde okullar, doktor muayenehaneleri, marketler ve toplu taşıma bağlantılarının sürdürülebilirliği zorlaşıyor. Kamu hizmetlerinin büyük merkezlerde toplanması, küçük yerleşimlerde yaşayanların temel ihtiyaçlara ulaşmak için daha uzun mesafeler kat etmesine neden oluyor. Wüstenrot Vakfı'ndan Manuel Slupina, nüfus kaybının sosyalleşme alanlarını da etkilediğine dikkat çekiyor. Araştırmacılara göre birden fazla işlevi aynı noktada birleştiren çok amaçlı köy merkezleri, yerel sağlık merkezleri ve köy mağazalarının kafe ve etkinlik alanı olarak kullanılması öne çıkan çözümler arasında. Uzmanlara göre yerel girişimlerin yeterli mali destekle güçlendirilmesi, nüfus kaybeden bölgelerde yaşam kalitesinin korunmasında belirleyici olabilir.