Almanya'da kış yaklaşırken doğal gaz depolarının doluluk oranının önceki yıllara göre düşük seviyede kalması, arz güvenliği ve fiyatlara ilişkin endişeleri yeniden gündeme getirdi. Federal Ağ Ajansı verilerine göre 20 Eylül itibarıyla depolarda yaklaşık 141 teravatsaat doğal gaz bulunuyor. Bu miktar, toplam kapasitenin yüzde 57'sinden biraz fazlasına karşılık geliyor. Geçen kış depolardan yaklaşık 134 teravatsaat gaz çekilmişti. Bavyera Başbakanı Markus Söder ve muhalefetteki Yeşiller, hükümetten önlem alınmasını istedi. Ekonomi Bakanı Katherina Reiche de devlet enerji şirketi SEFE'ye daha fazla doğal gaz depolaması talimatı verdi.
Uzmanlar, mevcut stokların kış için yeterli olup olmadığını değerlendirirken ithalatın sürdürülecek olmasını ve tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesini dikkate alıyor. Almanya, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal ettiği 2022 yılında doğrudan gaz sevkiyatının kesilmesinin ardından tek bir tedarikçiye bağımlı olmaktan çıktı. Gaz sektörü temsilcilerinden Charlie Grüneberg, güvenilir tedarikçilerle yapılan orta vadeli sözleşmelerin arzı güvence altına aldığını belirtti. Buna karşılık Sebastian Heinermann, depoların 1 Kasım'da ancak yaklaşık yüzde 65 doluluğa ulaşabileceğini ve hedeflenen yüzde 77 seviyesine çıkmak için daha yüksek dolum hızına ihtiyaç olduğunu söyledi. Federal Ağ Ajansı ise arzın istikrarlı olduğunu ve sıkıntı yaşanması riskinin düşük kaldığını açıkladı.
Doğal gaz fiyatları da artış eğilimine girdi. Megavatsaat başına yaklaşık 46 euro olan vadeli fiyatlar son dönemde 80 euronun üzerine çıktı. Uzmanlara göre soğuk bir kış veya ithalatta yaşanabilecek bir aksama, fiyatları ve ısınma maliyetlerini hızla yükseltebilir. Ancak mevcut veriler, kış sonunda fiziksel gaz kıtlığı yaşanacağına dair bir işaret göstermiyor. Yetkililer, yaz aylarında gazın kışa göre daha ucuza alınmasını sağlayan fiyat farkının oluşmamasının depoların yeterince doldurulmamasında etkili olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, gelecekte stokların güvence altına alınması için teşvikler, yükümlülükler veya bu iki yöntemin birlikte kullanılacağı kalıcı bir piyasa çerçevesi oluşturulmasını öneriyor.
