Belçika'da yıl başından bu yana 68 kişi, Göçmenlik Ofisi'nde yapılan görüşmelerin ardından kapalı merkezlere gönderildi. Le Soir gazetesinin haberine göre bu sayı, 2025 yılının tamamında 71 olarak kaydedilmişti. Uygulama, yabancıların haklarını savunan kuruluşlar tarafından eleştirilirken Temyiz Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulundu.

21 Mayıs'ta Filistinli bir kişi, Göçmenlik Ofisi'ndeki görüşmeye katılmasının ardından özgürlüğünden mahrum bırakıldı. Yönetim, kararını kişinin ülkeyi terk etmesine yönelik önceki emirlere uymadığı ve kaçma riski bulunduğu gerekçeleriyle savundu. Kişinin avukatı ise müvekkilinin Belçika'da partneriyle yaşadığını, çocuk beklediklerini ve planlanan randevulara katıldığını belirterek bu değerlendirmeye itiraz etti. Dosyayı inceleyen Temyiz Mahkemesi, Ofis tarafından herhangi bir aldatma yapıldığının kanıtlanmadığına hükmetti. Mahkeme ayrıca yönetimin, çağrılan kişiyi tutuklama ihtimali konusunda uyarmasını veya çağrının nedenini açıklamasını zorunlu kılan bir yasa bulunmadığını vurguladı.

Uzman avukatlar ve yerinden edilmiş kişilerin haklarını savunan Ciré kuruluşuna göre mesele tek bir davayla sınırlı değil. Sığınmacılar, çağrıya yanıt vermemeleri halinde başvurularını terk etmiş sayılma riskiyle karşı karşıya kalırken, çağrıya gitmeleri durumunda kapalı merkezde tutulabilecekleri bir ikilem yaşıyor. Yabancılar Ofisi ise herhangi bir "hile" uygulanmadığını ve mevcut prosedürlerini değiştirmeyi planlamadığını açıkladı.