Weizmann Enstitüsü'nden bilim insanları tarafından yürütülen yeni bir araştırma, insan ömrü üzerinde çevresel faktörlerin değil, genetik yapının beklenenden çok daha fazla etkili olduğunu ortaya koydu. Yıllardır ömrün büyük ölçüde şansa ve çevresel koşullara bağlı olduğu düşünülürken, genlerin etkisinin yüzde 20-25 düzeyinde olduğu varsayılıyordu. Ancak bu yeni çalışma, genetik faktörlerin insan ömründeki farklılıkların yaklaşık yarısını oluşturduğunu öne sürerek mevcut yaklaşımı kökten değiştiriyor.

Araştırma kapsamında İsveç ve Danimarka'dan elde edilen üç büyük ikiz veri tabanı incelendi. İlk kez aynı zamanda ayrı yetiştirilen ikizlerin verileri de analiz edildi ve böylece çevresel etkiler ile genetik faktörler ayrıştırıldı. Önceki araştırmalardaki düşük oranlı tahminlerin, kazalar, enfeksiyonlar ve çevresel etkenlerden kaynaklanan ölümleri dışlayamaması nedeniyle eksik kaldığı ve bu ölümlerin genetik etkiyi perdelediği belirtildi.

Ekip, matematiksel modeller ve sanal ikiz simülasyonları kullanarak yaşlanmaya bağlı ölümler ile dışsal nedenlere bağlı ölümleri ayırmayı başardı. Böylelikle genetik etkinin çok daha güçlü olduğu ortaya çıktı ve elde edilen sonuçlar, yaşlanma araştırmalarında gen keşfi için önemli teşvikler oluşturdu. Çalışma, insan ömrüyle ilgili biyolojik mekanizmaları anlamada da dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.