Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi kapsamında gün yüzüne çıkarılan arkeolojik buluntular, ilçenin tarihsel geçmişine dair önemli bilgiler sunuyor. Muş'ta 2020'de başlayan projede arkeolog, antropolog, sanat tarihçisi ve tarihçilerden oluşan ekip, Malazgirt'e yaklaşık 7,5 kilometre uzaklıktaki Afşin Mahallesi'nde 'Selçuklu Şehitliği' olarak değerlendirilen alanda kazı çalışmaları yürütüyor. Bu çalışmalarda Roma ve Bizans dönemlerine ait sikkeler, çok sayıda ok ve mızrak ucu, askeri nitelikli metal buluntuların yanı sıra İç Kale’de yeni bir mekan ortaya çıkarıldı ve Arap Mezarlığı olarak bilinen Müslüman mezarlığında mezarlar bilimsel yöntemlerle belgelenerek kayıt altına alındı.

Kültür ve Turizm İl Müdürü Mehmet Şengül, 2020'den itibaren süren Malazgirt Savaş Alanı Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırması Projesi ile 2025'te başlatılan Tarihi Malazgirt Kenti Kazısı kapsamında bugüne kadar yaklaşık 2 bin arkeolojik eserin gün yüzüne çıkarıldığını belirtti. Kazılar, Prof. Dr. Adnan Çevik’in bilimsel yürütücülüğünde, Bitlis Ahlat Müze Müdürlüğü ve Muş Alparslan Üniversitesi’nin katkılarıyla yürütülüyor. Projelerin temel amacı, 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nin gerçekleştiği alanı bilimsel yöntemlerle tespit etmek, savaşın arkeolojik izlerini ortaya çıkarmak ve bölgenin tarihsel gelişimini aydınlatmak olarak belirlendi. Geniş bir coğrafyada yapılan yüzey araştırmalarında önemli arkeolojik bulgulara ulaşıldı.

İç Kale’de ortaya çıkarılan yeni mekan ve Arap Mezarlığı’nda belgelenen yedi mezar, Malazgirt’in Orta Çağ döneminin daha iyi anlaşılmasına katkı sağladı. Yaklaşık 2 bin eserin kazı evinde muhafaza edildiğini söyleyen Şengül, bu eserlerin hem Malazgirt’te hem Muş Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmesinin planlandığını ifade etti. Şengül ayrıca, yürütülen çalışmaların yalnızca arkeolojik kazılarla sınırlı olmadığını vurguladı; Malazgirt’in tarih, kültür ve turizm alanındaki potansiyelinin ortaya çıkarılması için kararlı bir şekilde çalışmaya devam edeceklerini, elde edilen verilerin gelecek nesillere aktarılacağını ve kazıların önümüzdeki yıllarda aynı kararlılıkla süreceğini belirtti.