İsrail'in Gazze'de üç yıldır sürdürdüğü saldırılar, çevresel ve insani krizi derinleştirdi. Saldırılar nedeniyle su ve kanalizasyon altyapısı çökerken tarım arazileri ile bitki örtüsü yok oldu, milyonlarca ton enkaz oluştu ve hava kirliliği arttı. Çevre uzmanları, yaşananları modern tarihin en büyük ekokırım örneklerinden biri olarak değerlendiriyor.

Gazzeli çevre uzmanı Said Akluk, yıkımın oluşturduğu moloz ve hafriyat miktarının 60-65 milyon ton civarında olduğunu belirtti. Enkazlarda patlayıcı kalıntıları, radyoaktif maddeler ve ağır metaller bulunabileceğini aktaran Akluk, kirleticilerin hava, su ve toprağa karışmasının etkilerinin ilerleyen yıllarda ortaya çıkacağı uyarısında bulundu. Gazze'deki su ve kanalizasyon altyapısının yüzde 80'den fazlasının tahrip edildiği, yaklaşık 700 kilometrelik kanalizasyon hattının kullanılamaz hale geldiği bildirildi.

Akluk, kanalizasyon sisteminin çökmesi nedeniyle her gün yaklaşık 50 bin metreküp atık suyun denize, 15 bin metreküpün ise toprağa karıştığını söyledi. Gazze'de günlük 1100-1300 ton katı atık üretildiğini ve atıkların büyük bölümünün uygun olmayan geçici alanlarda toplandığını belirten Akluk, çevre kirliliğinin etkilerinin onlarca yıl sürebileceğini vurguladı. Gazze'nin yeniden imarının yalnızca altyapı ve üstyapının onarımıyla sınırlı tutulmaması, moloz, atık su ve çöplerin oluşturduğu risklerin de kapsamlı biçimde ele alınması gerektiği ifade edildi.