Belçika'nın aşırı sağcı hükümeti, ülkeyi bilinçli bir şekilde felakete sürüklüyor. Ancak aynı zamanda dünyanın akışını da gözetmek zorunda olduklarının farkındalar. Yani bir şey çok nettir: Elinizdeki gücün büyüklüğünün hiçbir önemi yoktur. Bu gücün dünyadaki kabul edilebilirliği nedir, önemli olan budur. Siz kendinizi dünyanın imparatoru ilan edersiniz ancak dünyanın başka güçleri bu imparatorluğu tanıyor mu veya daha basit hâliyle bu imparatoru adam yerine koyuyor mu? Bunlar, bu gücü iddia etmekten daha önemlidir.
İşte bu nedenle Belçika Hükümeti'nin başındakiler şunu iyi biliyorlar: Kuru bir Flamanya talebi hiçbir şartta kabul görmeyecek. Yani istediğiniz kadar Flamanya deyin, kimse bunu umursamıyor. Tıpkı İspanya'daki Katalanların bağımsızlık hareketinin bastırıldığı gibi. İşte Belçika'yı şu anda felakete sürükleyenler bunları çok iyi biliyorlar. İşte bu yüzden ülkeyi içeriden parçalamak, aynı zamanda tüm gücü tek bir bölgede toplamak ve her türlü kaos ve krizde fırsat kollamak çok daha caziptir.
Belçika'nın başındakiler bu ülkeyi hiçbir şartta bölemeyeceklerini çok ama çok iyi biliyorlar. Avrupa Birliği dünyayı karşısına alır, yine de bu topraklarda tek bir ülkeyi böldürtmez. Neden mi? Çünkü bir ülke bölünürse peşinden başkaları gider ve Avrupa Birliği diye bir şey kalmaz. İşte bu nedenle Avrupa'da, kendi toprakları içerisinde bölücü zihniyetle bağımsızlık iddia edenlerin hiçbiri amacına ulaşamayacak.
Öyleyse bunlar hâlâ neyin peşinde? Hiçbir zaman Flamanya kurulamayacaksa, bu ülkeyi yönetenler o koltuğu bu arzu uğruna elde ediyorsa ve amaçlarına da hiçbir zaman ulaşamayacaklarsa neyin peşindeler?
İşte asıl soru buradadır. Kendi menfaatlerinin peşindeler. Makam, mevki peşindeler. Hiç olmayacak bir şeyi olacakmış gibi pazarlayarak uğruna ülkede kriz çıkartıyorlar. İnsanların birbirine düşmesi söz konusu olsa dahi bunu umursamadan yapıyorlar.
Unuttuk mu? Kongo'da insanlara soykırım yapanlar, bu ülkenin kravatlı, seçilmiş siyasetçileriydi. Bunlar sokakta haktan, hukuktan bahsederler; arkada ise insan kasaplığını işletirler ve hiç de utanmazlar.
Yani uzun lafın kısası Belçika'nın Hükümetinin elinde Flamanya dışında bir programı yok. Belçika'yı istikrara kavuşturacak hiçbir faaliyetleri yok. Böyle bir amaçları da zaten yok. Onlara oy verenlerin tatmin olması önemlidir. Bu nedenle Belçika kriz içindedir. Bu nedenle Belçika Devletinin altı oyulmaktadır. Bu nedenle tüm taşlar yerinden oynatılmaktadır.
Düzen bu insanlar için tehdittir. Bu nedenle tüm düzeni bozuyorlar. Flaman Bölgesini sözde zenginleştiriyorlar. Askeri ekipmanlarla güçlendiriyorlar. Ülkenin bütünlüğü değil; onların amaçları öne çıkıyor. İşte bu nedenle ülkede krizler hiç bitmeyecek.
Belçika'nın aşırı sağcı hükümeti, ülkeyi bilinçli bir şekilde felakete sürüklüyor. Ancak aynı zamanda dünyanın akışını da gözetmek zorunda olduklarının farkında
Suat Bezeng ·
